2024 yılının sonlarında Kış ekinoksu haritasını yorumlarken seneler sonra ilk kez 2025 yılı için uzun bir yorum yapmak istemedim. Kısa bir yorum yaptım, geçtim. 2025 yılı bence öyle bir yıldı; üzerinde fazla yorum yapılmaması gereken bir yıl. Belirsizlik enerjisi yüksekti, ilerlemek, dengede kalmaya çalışmak zordu. Özellikle yeni bir şeylere başlamak… 2025 kendi içinde bazı bitişlerin, karmik açılımların, elvedaların yılıydı. Mental olarak sağlığımızı korumamız gereken, olayları ve insanları zorlamamamız gereken bir yıldı. Sanki üzerimizdeki yükleri bir yere yavaşça bırakıp derimizi değiştirmemiz gereken bir yıldı. İçimizde biriktirdiklerimizi akıtmak, bununla beraber derin bir transformasyondan geçmek; bir sonraki aşamaya daha güçlü ve zihni temiz hâlde gelmek gerekiyordu.
2026 yılı çok farklı enerjiler barındırıyor, şimdi size anlatacağım.
2026 yılı bize ne vadedebilir? Aslında bu yıl bir ön gösterimini yaptı. 2024’ten 2025’e geçerken en çok bahsettiğimiz konulardan biri Satürn, Uranüs ve Neptün’ün burç değişimleriydi. Değişimlerin bize ön gösterimlerini gördük; çünkü 2025 yılı içinde retrolar yaparak bu gezegenler önceki burçlara geri döndüler, bizi düzeltmemiz gereken konularda tekrar bir dürttüler, düzenlemeleri yapmamız için bazen sıkıştırdılar; eğer yaptıysak da zamanında bizi ödüllendirdiler. 2026 yılı ise artık daha net, açık bir şekilde önümüzde. Hepimiz birçok konuda farklı formlara giriyoruz; özgürleştiğimiz durumlar yaşıyoruz, güçlendiğimiz durumlar da… Ama en önemlisi ilerliyoruz, yeni başlangıçlara doğru gidiyoruz. Bu dönemde bitiremediğimiz ne varsa 2028 yılının baharına kadar devam eder ama bir şekilde bitirmeye heves edeceğiz, harekete geçeceğiz. Bazılarımızın değişim ve dönüşümü daha uzun yıllara yayılacak; hangi gruba girdiğiniz haritalarınızda belli. Dönüşüm 2044’e kadar sürecek bazılarımız için! “Daha uzun zaman var” demeyin; zaman su gibi akıp geçiyor.
2025 yılını nasıl hatırlayacağız, bu hepimiz için farklı olabilir. Kolektifte çok neşeli, yapıcı bir yıl değildi; ne bizim ülkemizde, ne çevremizde ne de dünyada… Bu sebeple onları hatırlatmak yerine 2026 yılına geçiyorum.
2026 yılına girerken Jüpiter’in hâlâ yüceldiği Yengeç burcunda olduğunu görüyoruz ama retro pozisyonda! Şans, fırsatlar, bolluk, bereket, genişleme ve büyüme ile ilişkilendirilen Jüpiter’in retro pozisyonu, bizlere daha içe dönük enerjilerin olacağını; yeni fırsatlar yerine elimizde olanı iyileştirme ve koruma çabasında olmamız gerektiğini anlatıyor. Beklentilerimizi yüksek tutmamalıyız. Özellikle finansal, eğitimsel, hukuksal ve yurt dışını ilgilendiren konularla ilgili beklentilerimizin istediğimiz gibi gerçekleşmediğini görebiliriz. Bu etki 13 Mart’a kadar devam edecek; Mart’ın ikinci yarısından sonra Jüpiter’in temsil ettiği konularda rahatlama ve hareketlilik mümkün olacak.
Ülkemiz açısından baktığımızda ekonomi, hükümet, yurt dışı ve iş işleri ile ilgili konular; gençler, eğitim ve diplomalarla ilgili alanlarda riskli bazı açılımların olabileceğini görüyoruz. Özellikle halk kanadı zorlanacak; akan bir bolluk varsa da halka ulaşmayacağını, piyasaların rahatlayamayacağını söyleyebiliriz. Hazine, Maliye ve Merkez Bankası politikaları birbiriyle uyumlu olmayabilir; bu nedenle başarılı olmak da güçleşebilir. Jüpiter 1 Temmuz’a kadar Yengeç burcunda ilerleyecek, ardından Aslan burcuna girerek 27 Temmuz 2027’ye kadar burada kalacak. Bu pozisyonda da ekonomiye etkisi devam edecek; bu sefer medya, ticaret, komşu ülkelerle ilişkiler, eğitim, iç turizm, otomotiv ve trafik konularında etkisi yoğun olarak görülebilir. Bireysel haritalarımızda da Jüpiter, Yengeç’in bulunduğu evden çıkarak Aslan’ın bulunduğu eve girdiğinde, o evin konularıyla ilgili fırsatlar, büyüme, gelişmeler ve şans konusunda etkisini alacağız. Ekonomik tavsiyeler verecek pozisyonda değilim ama kısa bir bilgi verebilirim: Aslan; altın, borsa, spekülatif paralar, eğlence ve sanat gibi alanları yönetir; ayrıca kalp ve dolaşım sistemini… Aklımızda şimdiden bulunsun.
2026 yılına girdiğimizde Satürn, Uranüs ve Neptün retro nedeniyle bir önceki burca geri dönmüş olacaklar. Satürn ve Neptün Balık burcunda birbirlerine yakın bir şekilde hareket edecekler; arka arkaya Neptün 26 Ocak’ta, Satürn ise 14 Şubat’ta Koç burcuna geçecek. Bu ikilinin aynı anda Koç burcunda ilerlemesi çok ama çok nadir bir durumdur. Her ikisinin Koç burcunda birleşmesi, son 2000 senede gerçekleşmiş bir şey değildir; bu yüzden milat sonrası insanlığın ilk defa yaşayacağı bazı açılımları ifade ediyor. Satürn ve Neptün Koç burcuna geçtiklerinde Plüton’dan olumlu açı alıyor olacaklar. Bu demektir ki yeni bir dönem güçlü ve idealist bir şekilde başlıyor; sorumluluklar göz ardı edilmeden harekete geçiliyor. Dönüşüm ve başlangıçlar gerçekçi ve sistemli bir şekilde devreye girecek ve kolektifin faydasına olacaktır. Sosyal konularda, teknoloji ve bilimde olumlu olarak nitelendirebileceğimiz gelişmelerle karşılaşabiliriz. Özellikle teknoloji, bilim ve iletişim gibi insanların pozitif gelişimi adına gerekli olan konuların daha akıllı, etik ve doğru kararlar eşliğinde ele alınması; ideallerle gerçeğin birbirine yaklaşması mümkün olacaktır.
Neptün–Satürn ikilisinin Koç burcunda ilerlemesi; din, politika, ekonomi ve yönetim konularında yeni yaklaşım açılarına da neden olacaktır. Ayrıca su, denizler, okyanuslar, gazlar ve petrol gibi konulardaki gelişmeleri sık sık gündeme getirecektir. Hatta bu konular çeşitli ulus ve grupların mücadelelerine, savaşlarına ve halk ayaklanmalarına sebep olabilir. Yeni tip hastalıklar, virüsler, uyuşturucular ve biyolojik savaşlar görülebilir. Bunların hepsi göz önünde bulundurulduğunda, dünya genelinde bazı skandallara da şahit olacağımızı düşünüyorum. Bu ikilinin gölge tarafı sıkıntılıdır ve Koç burcunda her ikisi de iyi çalışmamaktadır.
Türkiye haritasının çok önemli bir alanında gerçekleşecek Satürn–Neptün Koç kavuşumu, ülkemiz açısından da idari değişimlere neden olacaktır. Ülke yönetimi, yürütme ve yasama konularında yeni iş birlikleri gerçekleşebilir; uzun zamandır süren siyasi birlikteliklerin sonuna gelinebilir. Gerçekler görüldükçe, ideal olandan ne kadar uzak olunduğu anlaşılacak; böylece yeni liderler ve ittifaklar ortaya çıkacaktır. Bu yeni insan ve hareketlerin hepsinin altında Türk halkının iyiliği, refahı ve sosyal adalet arzusu yatıyor olacaktır. Türkiye’nin daha idealist, vizyoner, dürüst ve net liderlere ihtiyacı olması, bu enerjinin bizim açımızdan olumlu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Gölgeli tarafına düşmezsek ülkemiz adına faydalı olacaktır. İdealler… Ama hangi ideolojinin idealleri? Kim neye hizmet ediyor? Bunların sorgulanması gerekiyor. Satürn–Neptün ikilisinin enerjisi ayrıca ekonomi, dış ilişkiler, dış borçlar, savunma stratejileri, uluslararası davalar ve ilişkiler, mülteciler ve ülkemizde yaşanan mevcut dinamiklerle ilgili gelişmelere de neden olacaktır. Neptün’ün belirsizliklere, aldanmaya ve aldatılmaya neden olduğunu düşünürsek, bu süreçte dikkatli bir şekilde gerçeklerin peşinde koşmamız gerektiğini biliriz. Bu sadece kolektifte ve ülkemizde değil, bireysel hayatlarda da aynı şekilde etkilidir. Haritalarımızın hangi evinde ilerliyorsa ve hangi göstergelerimize dokunuyorsa, o konularda bizler de idealist olabiliriz ama gerçeklere vakıf olmakta güçlük çekebiliriz. Satürn etkisiyle de yeni sorumluluklar alırken, diğer yandan önemli sorgulamaları, gecikmeleri, engelleri ve bitişleri yaşayabiliriz.
Neptün gibi kolektif gezegenlerden Uranüs’e gelirsek; Uranüs retro pozisyonda Boğa burcunda seyrediyor. 2 Şubat’tan itibaren retrodan çıkarak 26 Nisan’a kadar Boğa’da hareket edecek. 26 Nisan’dan 22 Mayıs 2033’e kadar ise İkizler burcunda ilerleyecek. Her alanda teknoloji ve dijitalleşmenin hızlandığını göreceğiz. Bilişim teknolojileri hayatın her alanında devrim niteliğinde gelişmeler yaşatacak. Eski düşünce kalıpları yıkılacak, sabit fikirler ve katı ideolojiler sarsılacak; bireysel zihniyet ve iletişim özgürleşecek. Dil, eğitim ve iletişim konuları evrilecek. Yapay zekâ, bilişim teknolojileri, nörobilim, internet, ulaşım, haberleşme ve eğitim sistemleriyle ilgili hızlı, baş döndürücü gelişmeler yaşayabiliriz. Uçan otomobiller, ışınlanma sistemleri, zihinsel ağlar, bilinç aktarımları… Bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz sahneler gerçek olabilir.
Uranüs İkizler’in gölgeli tarafında bilgi kirliliği, sahte içerikler, dijital dolandırıcılık, casusluk ve yapay zekânın kötüye kullanılması gibi meseleler vardır. Yapay zekânın birçok alanda daha aktif kullanılması, hem bazı mesleklerin şeklini değiştirecek hem de insan yaratıcılığı ve üretkenliğine darbe vuracaktır. Uluslararası rekabetin gücünü zihinsel ürünler belirleyecek. Devrimler ve isyanlar daha fazla yaşanacak; yönetim şekilleri ve yöneticiler değişecek. Dünya çapında siyasi alanda daha fazla ideolojik kutuplaşmaya şahit olacağız. Aşırı sağcı, muhafazakâr, dini ve milliyetçi ideolojilerin karşısında; aşırı solcu, radikal yeni inançlar ve ideolojiler yükselecek.
Ülkemiz haritasında Uranüs zorlu bir alanda ilerleyecek. Öngörülemeyen ani gelişmeler; tam olarak vakıf olamadığımız, gizli kapaklı işlerden kaynaklanan sonuçlar gündeme gelebilir. Haritamızda geçeceği ev gizli düşmanlıklar alanı olduğu için; iç ve dış düşmanların aksiyonları, terör, saldırı, suikast, patlamalar ve yangınlar gibi durumlara açık bir sürece giriyoruz. Güvenlik tedbirlerinin artması gereken bir dönem. Hastaneler ve hapishanelerle ilgili gelişmelere de açık bir süreçteyiz. Çalışma hayatı, çalışma şartları, emeklilik ve sendikalarla ilgili yeni bakış açıları ve çözümler geliştirilmesi gerekecektir. Bireysel haritalarımızda Uranüs nereden geçiyorsa, bizler de o konularda devrim yaşayacağız. Ani ve sürprizli dönüşümleri temsil ettiği için Uranüs transiti özellikle yükselenimiz ve önemli göstergelerimiz İkizler, Yay, Balık ve Başak’taysa daha dikkatle ele alınmalıdır.
2026 yılının önemli bir başlangıç ve değişim yılı olmasının diğer bir sebebi de tutulmaların Aslan–Kova aksına geçmeye başlaması. Ülkemiz açısından tutulmalar önemli konuları etkileyecek. Öncelikle sınırlarımız, kıta sahanlığımız ve komşularla ilişkilerimizle ilgili gelişmeler gündeme gelebilir. Komşularımızın yaşadıklarından daha da fazla etkilenebiliriz. Ülkemizin dünya arenasındaki duruşu ve algılanışı, uluslararası davalarımız, vize durumlarımız; ayrıca dış ticaret, hukuk sistemi, kanunlar, hâkimler, savcılar, avukatlar, yüksek eğitim, akademisyenler, üniversiteler, basın, dini konular, ideolojiler, sosyal medya, ulaşım, haberleşme, lojistik ve trafik gibi alanlarda gelişmeler gözlemleyebiliriz. Ardından ekonomi, ülkenin millî kaynakları, para piyasaları, yatırımcılar, yatırımlar, bankalar, vergiler, sigortalar, emeklilik fonları, borçlar, dış borç ve finansmanla ilgili etkiler devreye girecek. 17 Şubat, 12 ve 28 Ağustos tutulmaları hem kolektifi hem de bireysel haritaları derinden etkileyecek gibi görünüyor.
Zorlayıcı enerjiler Ocak–Nisan arası ülkemiz haritasını etkiliyor.
2026 yılı artık akıştan çıkıp kararlar alarak ilerlediğimiz bir yıl olacak. Hatta bazı konularda kısa mesafe koşucusu gibi olabiliriz. Hızlı gelişmelerin yılı 2026… Aksiyon alacağız, yeni döngüler başlatacağız; tazelenme, yenilenme, bireyselleşme, özgünleşme ve özgürleşme! Böyle baktığımızda heyecanlı bir yıla girdiğimizi söyleyebilirim.
Umudunuzu ve yaşama sevincinizi koruduğunuz, doğru kararlara imza atıp arzu ettiğiniz şekilde ilerleyeceğiniz bir yıl olmasını dilerim.
Sağlık, refah ve huzur sizlerle olsun!













