2025 Yılının En Çok Okunan 5 Haberi
1-)Türkiye'nin rüzgar enerjisi kurulu gücü 13 bin megavatı geçti
Türkiye’nin rüzgar enerjisi kurulu gücü 13 Şubat itibarıyla 13 bin 43 megavata ulaştı. Ülke genelinde 280 rüzgar santrali ve 4 bin 360’tan fazla türbin ile elektrik üretilirken, rüzgar enerjisinin günlük elektrik üretimindeki payı yaklaşık %14 seviyesine çıktı.
YEKA RES 2024 yarışmaları kapsamında 3 ilde 5 YEKA alanında toplam 1200 megavatlık kapasite tahsis edilerek yenilenebilir enerji yatırımlarına önemli katkı sağlandı. Türkiye, 2035 yılına kadar yenilenebilir kurulu gücünü 33 bin megavattan 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyor.
Öte yandan, rüzgar santrali ekipman imalatının ekonomik değeri 2,2 milyar dolara ulaşırken, sektörün potansiyelinin 10 milyar dolar seviyesinde olduğu öngörülüyor. Bu yatırımlar, enerji arz güvenliğini güçlendirirken dışa bağımlılığın azaltılmasına ve yerli üretimin gelişmesine katkı sağlıyor.
Haberi okumak için linke tıklayın: https://www.dengesende.com/turkiye-nin-ruzgar-enerjisi-kurulu-gucu-13-bin-megavati-gecti/20079/
2-)Düşük maliyetli kömür, tüketim rekorları kırarak küresel emisyonları artırıyor
Düşük maliyetli kömür, dünya genelinde tüketim rekorları kırarak küresel karbon emisyonlarını artırıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın Kömür 2024 raporuna göre, Kovid-19 döneminde gerileyen kömür tüketimi yeniden yükselişe geçti. 2024’te küresel kömür tüketimi yaklaşık 8,7–8,8 milyar ton seviyesine ulaşırken, önümüzdeki yıllarda yıllık %2–3 artış bekleniyor. Bu artış, kömür kaynaklı emisyonlarda %8–12 yükseliş anlamına geliyor.
Çin, küresel kömür tüketiminin yaklaşık %56’sını oluştururken, Hindistan %15 payla ikinci sırada yer alıyor. Kömür, dünya elektrik üretiminin %36’sını, Türkiye’de ise %30’unu karşılıyor; ayrıca küresel çelik üretiminin %70’i kömüre bağlı. Kömür kaynaklı emisyonlar, toplam karbondioksit emisyonlarının yaklaşık %40’ını oluşturuyor.
Uzmanlar, yenilenebilir enerji ve depolama teknolojilerindeki maliyetlerin henüz kömürle hızlı bir ikameye izin vermediğini, bu nedenle kısa ve orta vadede kömürden çıkışın zor olduğunu vurguluyor. Kömür tüketimindeki bu artışın, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefini neredeyse imkânsız hale getirdiği belirtiliyor. Net sıfır hedefi için ise kömürden kademeli çıkış, karbon vergisi ve alternatif enerji yatırımlarının hızlandırılması öneriliyor.
Haberi okumak için linke tıklayın: https://www.dengesende.com/dusuk-maliyetli-komur-tuketim-rekorlari-kirarak-kuresel-emisyonlari-artiriyor/20080/
3-) İlk füzyon enerjisi 2030'da evlerde kullanılabilir
ABD merkezli Commonwealth Fusion Systems (CFS), dünyanın ilk ticari füzyon enerji santralini kurmak için çalışmalara başladı. MIT destekli araştırmaların devamı niteliğindeki projede, geliştirilen yeni mıknatıs teknolojisi sayesinde füzyon enerjisinin ticarileşmesi hedefleniyor.
CFS’nin SPARC adlı füzyon cihazının 2026’da çalışmaya başlaması, 2027’de net enerji kazanımını göstermesi ve her şey planlandığı gibi ilerlerse 2030’da ticari füzyon enerjisinin devreye alınması amaçlanıyor. İlk santralin ABD’nin Virginia eyaletinde kurulması planlanıyor ve tesisin yaklaşık 150 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacak kapasitede olması öngörülüyor.
Şirket yetkilileri, füzyon enerjisinin 7/24 üretim yapabilen, temiz ve güvenli bir kaynak olduğunu vurgularken, fiyat açısından rüzgar ve güneşten pahalı, ancak doğal gazla rekabet edebilir seviyede olmasını hedefliyor. Uzun vadede ise füzyonun, ölçek büyümesiyle birlikte en uygun maliyetli temiz enerji kaynaklarından biri haline gelmesi bekleniyor.
CFS, füzyon enerjisini yalnızca bir santral projesi değil, yeni bir enerji endüstrisi olarak konumlandırıyor. Bu vizyon doğrultusunda şirket, bugüne kadar 2 milyar dolarlık yatırım topladı ve füzyon enerjisinin fosil yakıtlara bağımlılığı ve iklim krizini azaltmada önemli bir rol oynayabileceğini öngörüyor.
Haberi okumak için linke tıklayın: https://www.dengesende.com/ilk-fuzyon-enerjisi-2030-da-evlerde-kullanilabilir/20052/
4-) Doğanın en iyi çim biçme makinesi: Güneş enerjisiyle otlatma, fotovoltaik manzarayı nasıl değiştiriyor?
Güneş enerjisi çiftliklerinde koyun otlatılması, hem enerji üretimi hem de tarım açısından önemli faydalar sağlayan yenilikçi bir uygulama olarak öne çıkıyor. “Güneş otlatma” ya da tarımsal voltaikler olarak adlandırılan bu yöntemle, güneş panellerinin altındaki alanlar koyunlar tarafından doğal biçimde otlatılıyor ve çim biçme ihtiyacı ortadan kalkıyor.
ABD’de hızla yaygınlaşan uygulama; toprak sağlığını iyileştiriyor, yangın riskini azaltıyor, su tutma kapasitesini artırıyor ve karbon depolamasını güçlendiriyor. Aynı zamanda koyunlar için gölge ve koruma sağlayarak hayvan refahını yükseltiyor. Araştırmalar, güneş panellerine erişimi olan koyunların daha sağlıklı olduğunu, yün ve et veriminin arttığını gösteriyor.
Amerikan Solar Grazing Association’a göre, ABD’de 80 binden fazla koyun, 27 eyalette bulunan güneş enerjisi sahalarında 40 bin hektardan fazla alanda otlatılıyor ve bu sayı son iki yılda on kat arttı. Avrupa’da ise Portekiz, Birleşik Krallık, Fransa, Yunanistan gibi ülkelerde bu uygulama uzun süredir kullanılıyor ve milyonlarca avroluk bakım maliyetinden tasarruf sağlanıyor.
Çiftçiler açısından güneş otlatma, ek gelir, istihdam ve daha verimli tarım anlamına geliyor. Araştırmalara göre çiftçiler, koyunlarla yapılan bitki örtüsü yönetiminden dönüm başına yılda 300–500 dolar kazanabiliyor. Uzmanlar, güneş enerjisiyle otlatmanın iklim krizi, tarımsal verimlilik ve kırsal kalkınma açısından “üçlü kazanç” sunduğunu vurguluyor.
Haberi okumak için linke tıklayın: https://www.dengesende.com/doganin-en-iyi-cim-bicme-makinesi-gunes-enerjisiyle-otlatma-fotovoltaik-manzarayi-nasil-degistiriyor/20049/
5-) Temiz enerjiden elektrik üretiminde suyun gücü ağır bastı
Türkiye’de yılın ilk iki ayında üretilen 58,7 milyon megavatsaat elektrikte, temiz enerji kaynakları arasında barajlı hidroelektrik santralleri öne çıktı. Bu dönemde hidroelektrik santraller 7,16 milyon megavatsaat üretimle ilk sırada yer alırken, rüzgar santralleri 5,86 milyon megavatsaat, güneş santralleri ise 3,67 milyon megavatsaat elektrik üretti.
Ocak ayında elektrik üretiminin en büyük payı doğal gaz santrallerine ait olurken, onu ithal kömür, hidroelektrik, linyit, rüzgar ve güneş izledi. Şubat ayında da benzer bir tablo ortaya çıktı; doğal gaz ve ithal kömür ilk sıralarda yer alırken, hidroelektrik, rüzgar ve güneş temiz enerji üretiminde önemli paylara ulaştı.
Şubat sonu itibarıyla Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü 117 bin megavata yaklaştı. Bunun %20,4’ü barajlı hidroelektrik santrallerden oluşuyor. En büyük yenilenebilir kaynaklar arasında hidroelektrik 23 bin 863 megavat, güneş 20 bin 646 megavat ve rüzgar 13 bin 44 megavat kurulu güce ulaştı.
Türkiye genelinde 34 bin 306 santral bulunurken, bunların büyük çoğunluğunu güneş enerjisi tesisleri oluşturuyor. Veriler, hidroelektriğin üretimde, güneşin ise santral sayısında öne çıktığını ve Türkiye’nin yerli, temiz enerji kaynaklarına dayalı üretimini artırma hedefini sürdürdüğünü gösteriyor.
Haberi okumak için linke tıklayın: https://www.dengesende.com/temiz-enerjiden-elektrik-uretiminde-suyun-gucu-agir-basti/20111/














