Fransa 157 bin hektar ormanı koruma altına aldı
Fransa, 2030 yılına kadar 250 bin hektarlık ek ormanlık alanı koruma altına almayı hedefliyor. Bu alanın 180 bin hektarlık bölümünün, ülkenin Güney Amerika'daki denizaşırı toprağı olan Fransız Guyanası'nda bulunması planlanıyor.
Fransa, ülke genelindeki ormanların korunmasına yönelik çalışmalar kapsamında yedi yeni biyolojik koruma alanı oluşturduğunu ve mevcut iki koruma alanını genişlettiğini açıkladı. Yeni düzenlemelerle birlikte toplam 157 bin hektarlık ek ormanlık alan koruma altına alınmış oldu.Fransız hükümeti, 2030 yılına kadar ülke topraklarının yüzde 10'unu “güçlü koruma” statüsüne kavuşturma hedefi doğrultusunda adımlar atmayı sürdürüyor.Fransa Ekolojik Dönüşüm, Biyoçeşitlilik ve Uluslararası İklim ile Doğa Müzakereleri Bakanı Monique Barbut, kararın doğal ekosistemler üzerindeki baskıyı azaltacağını belirterek, “Bu adım, doğal yaşam alanları üzerindeki baskının azalması ve türler ile habitatların daha güçlü şekilde korunması anlamına geliyor” dedi.Ancak koruma altına alınan yeni alanların büyük bölümü, Fransa'nın Güney Amerika'daki denizaşırı toprağı olan Fransız Guyanası'nda bulunuyor. Toplam alanın yaklaşık yüzde 99,5'i tek bir koruma bölgesinde yer alırken, Fransa ana karasındaki yeni koruma alanlarının toplam büyüklüğü 1.000 hektarın altında kalıyor.
Hangi ormanlar korunuyor?
Yeni koruma kararları çok farklı manzaraları kapsıyor.Açık ara farkla en büyük alan, Fransız Guyanası’ndaki Armontabo Rocky Peaks bütüncül rezervi. Tropik yağmur ormanı ve granit zirvelerinden oluşan 156 bin 290 hektarlık bu saha, duyurulan alanların neredeyse tamamını tek başına karşılıyor.Geriye kalan sekiz rezerv ise Fransa anakarasına yayılıyor; Vosges Dağları’ndaki Bannes-Ravines dağ ormanlarından Hérault ilindeki Akdeniz ormanları Pas de la Lauze’a kadar uzanıyor.Koruma altına alınan diğer alanlar arasında Seine-et-Marne’deki Buronnières kadim ormanı, Cantal’deki Chamalière-Peyre-Ourse yüksek rakımlı ormanları ile Bas-Rhin’deki biyolojik açıdan zengin Chatte-Pendue ormanları, Meuse’deki Twins of Ornes ve Vau des Loups yer alıyor.Bakanlığa göre yeni rezervlerin bir kısmı, ormancılık faaliyetleri ya da diğer işletme türleri olmaksızın doğal süreçlerine bırakılacak; diğerleri ise hassas türleri ve habitatları korumak için aktif şekilde yönetilecek.Bu genişleme, hükümetin ekosistemleri korumak amacıyla insan faaliyetlerinin sıkı biçimde sınırlandığı alanlar için kullandığı “sıkı koruma” statüsü altındaki Fransız topraklarının payını yüzde 6,43’e çıkarıyor. Böylece Fransa’daki biyolojik rezerv sayısı da 276’ya yükselmiş oluyor.Fransa’nın daha geniş kapsamlı
ormancılık hedefi ise 2030’a kadar 250 bin hektar ilave ormanlık alanı koruma altına almak; bunun 180 bin hektarlık kısmı Fransız Guyanası için ayrılmış durumda.
Doğayı korumak için küresel hamle
Dünya genelinde hükümetler, gezegenin kara ve deniz alanlarının yüzde 30’unu 2030’a kadar koruma altına alma hedefi doğrultusunda yeni korunan alanlar ilan ediyor. 2022’de üzerinde uzlaşılan bu taahhüt,
30x30 hedefi olarak biliniyor.Dünya Çevre Günü olan 5 Haziran’da UNESCO, aralarında İtalya, Moğolistan, Filipinler, Güney Kore ve Suudi Arabistan’daki sahaların da bulunduğu 11 ülkede 14
yeni biyosfer rezervi ilan etti.Bu adım, UNESCO’nun küresel ağının “
eşi görülmemiş bir genişlemesi”nin parçası olarak nitelediği süreçte, geçen yıl yine 11 ülkede 26 yeni biyosfer rezervinin eklenmesini takip etti.Kuruluş, biyosfer rezervlerinin bilimsel araştırmayı, eğitimi ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklerken biyolojik çeşitliliğin korunmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Bu rezervler bir arada, artık 130’dan fazla ülkede yüz milyonlarca hektarlık alanı kapsıyor.
Bazı ülkelerde koruma önlemleri geri alınıyor
Ancak tüm ülkeler Fransa ile aynı yönde ilerlemiyor.Brezilya’da çevre örgütleri, korumacıların sert muhalefetine rağmen geçen yıl yasalaşan ve kamuoyunda “yıkım yasası” olarak anılan yasayı kınadı.Yasa, çevresel izin süreçlerini gevşetiyor, bazı projeler için öz-denetimli ruhsatlandırmayı genişletiyor ve stratejik öneme sahip görülen yatırımların hızla onaylanmasının önünü açıyor.Bu arada Donald Trump yönetimindeki ABD, Pasifik’te dünyanın en büyük korunan deniz alanlarından birini ticari balıkçılığa açmaktan, ulusal orman sisteminin bazı kesimlerinde yeni araç erişimi ve ticari faaliyetler önermeye kadar birçok adım attı.