Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinde yeni bir dönem başlıyor. 2 Temmuz'da TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve 10 Temmuz'da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İklim Kanunu”, Türkiye’nin ilk kapsamlı iklim yasası olma özelliğini taşıyor.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, kanunun planlanma sürecinin Türkiye’nin tarihsel sorumlulukları ve mevcut koşulları dikkate alınarak şekillendirildiğini vurguladı.
“Yerli ve milli bir iklim yasası”
Prof. Dr. Hasar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İklim Kanunu yerli ve milli bir kanundur” sözlerini hatırlatarak, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu kanun, bireylerin özgürlüklerini kısıtlamayan, toplumsal refahı kötüleştirmeyen, tarımı, hayvancılığı, su kaynaklarını ve iklim adaletini önceleyen bir anlayışla hazırlandı. İçeriğinde bireysel faaliyetleri cezalandıran ya da sınırlayan herhangi bir madde yer almıyor.”
Sanayiye ceza değil, yol gösterici rehberlik
Yeni yasa, özellikle sanayi sektörü için cezalandırıcı değil; önleyici ve yol gösterici bir çerçeve sunuyor. Prof. Dr. Hasar’a göre, bu yaklaşım yalnızca çevreyi korumakla kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası ticarette rekabet gücünü de korumayı hedefliyor:
“Sınırda karbon düzenleme mekanizmaları hızla devreye giriyor. Önlem alınmazsa, üretim yaptığınız bir ürünü ihraç edememe riskiyle karşılaşabilirsiniz. Bu kanun, sanayimizi küresel sisteme entegre ederken ekonomik, teknolojik ve finansal büyüme hedeflerimizi de destekliyor.”
Koordinasyon kamuda, sorumluluk hepimizde
İklim Kanunu’nun uygulama sürecinde koordinasyon İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından yürütülecek. Ancak tüm kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün ve bireylerin de iklim mücadelesine aktif katkı sağlaması bekleniyor.
İklim Kanunu, Türkiye'nin yeşil dönüşüm yolculuğunda tarihi bir eşik olarak görülüyor. Toplumsal refahı, iklim adaletini ve sürdürülebilir kalkınmayı önceleyen bu yeni dönemde; üretimden tüketime, politikadan ekonomiye her alanda dönüşüm kaçınılmaz.














