İklim diplomasisinin sahnesinde COP, perde arkasında metan gazı var
COP zirveleri iklim diplomasisinin vitrini olmaya devam ederken, gerçek emisyon tablosu çoğu zaman perde arkasında kalıyor. Son iki zirvenin ev sahibi ülkeleri Brezilya ve Azerbaycan’dan gelen uydu verileri, verilen taahhütlerle sahadaki metan salımları arasındaki açığı açıkça ortaya koyuyor.
Metan, karbondioksite kıyasla yaklaşık 80 kat daha güçlü bir sera gazı. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlamak için fosil yakıtlardan kaynaklanan metan emisyonlarının 2030’a kadar yüzde 75 azaltılması gerekiyor. Buna karşın, mevcut politikalar emisyonların artmaya devam edeceğine işaret ediyor.
Azerbaycan’da devlet petrol şirketi SOCAR, 2035’e kadar neredeyse sıfır metan emisyonu taahhüdünde bulunsa da, COP29’un düzenlendiği 2023–2024 döneminde şirketin metan salımları üç kattan fazla arttı. Brezilya’da ise Petrobras’ın emisyonları önceki yıllardaki düşüşe rağmen yüksek seviyelerde seyrediyor. Uydu gözlemleri, her iki ülkede de “aşırı salım” olarak tanımlanan büyük metan sızıntılarını doğruluyor.
Bu tablo, COP’a ev sahipliği yapmanın tek başına iklim liderliği anlamına gelmediğini gösteriyor. COP31’e hazırlanan Türkiye için asıl sınav, müzakere salonlarında verilen sözlerden çok; enerji politikaları, altyapı yatırımları ve metan sızıntılarını azaltmaya yönelik somut adımlarla verilecek. Metan sessiz bir gaz olabilir, ancak iklim üzerindeki etkisi görmezden gelinemez.











