Haftanın Piyasa ÖzetiHaftalık piyasa gelişmeleri ve bu gelişmelerin fon performanslarına yansımalarını değerlendirdiğimiz haftalık bültenimizi paylaşıyoruz. Geçtiğimiz hafta küresel piyasalarda ABD enflasyon verileri, Fed'in bağımsızlığına ilişkin artan tartışmalar ve bilanço sezonunun başlaması fiyatlamalarda belirleyici oldu. Çekirdek enflasyonda görülen ılımlı soğuma risk iştahını sınırlı şekilde desteklerken, tahvil faizlerindeki yükseliş hisse senedi piyasalarında temkinli bir görünümü beraberinde getirdi. Avrupa tarafında jeopolitik riskler ve ticaret politikalarına yönelik belirsizlikler öne çıkarken, Asya'da yarı iletken sektörü kaynaklı iyimserlik dikkat çekti. Yurt içinde ise TCMB'nin dezenflasyon vurgusu, rezervlerdeki güçlü toparlanma ve artan yabancı ilgisi TL varlıklara yönelik algıyı destekledi.ABD• ABD'de aralık ayı TÜFE verisi aylık %0,3, yıllık %2,7 ile beklentilere paralel gerçekleşirken, çekirdek enflasyonun yıllık %2,6 ile tahminlerin altında kalması fiyat baskılarında kademeli bir yavaşlamaya işaret etti. Buna karşın ÜFE'nin yıllık bazda beklentilerin üzerinde seyretmesi, maliyet kaynaklı risklerin tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi. • Güçlü perakende satışlar, sanayi üretimi ve düşük seviyelere gerileyen işsizlik maaşı başvuruları, ABD ekonomisinde talep ve istihdam cephesinin dirençli kaldığını ortaya koydu. Bu tablo, Fed'in faiz indirimleri konusunda aceleci olmayacağı beklentisini güçlendirdi. Fed Başkanı Powell'a yönelik hukuki süreç iddiaları ve Fed'in bağımsızlığına dair tartışmalar, para politikası iletişimine yönelik belirsizlikleri artırdı. Yetkililerden gelen temkinli mesajlar, ilk faiz indirimi beklentilerinin yaz aylarına ötelenmesine neden oldu. Bilanço sezonu büyük bankalarla başlarken, finans sektörü sonuçları ekonomik aktivitedeki canlılığın sürdüğüne işaret etti. Buna karşın artan tahvil faizleri hisse senedi piyasalarında kazançları sınırladı. Haftayı S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones endeksleri sınırlı kayıplarla tamamlarken, ABD 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 6 baz puan artarak %4,23 seviyesine yükseldi.Avrupa• Avrupa piyasalarında jeopolitik gelişmeler ve ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler öne çıktı. ABD'nin Grönland üzerinden Danimarka ve bazı Avrupa ülkelerine yönelik gümrük tarifesi açıklamaları, bölge-ABD ilişkilerine dair risk algısını artırdı. • Avrupa Parlamentosu'ndan gelen açıklamalar, AB-ABD ticaret ilişkilerinde yeni bir gerilim başlığına işaret ederken, bu durum özellikle ihracat odaklı sektörlerde temkinli fiyatlamalara yol açtı. Buna karşın AB ile MERCOSUR arasında imzalanan serbest ticaret anlaşması, orta vadede büyüme ve ticaret hacmine yönelik olumlu beklentileri destekledi.Asya• Asya piyasalarında yarı iletken sektörü öncülüğünde güçlü bir görünüm öne çıktı. TSMC'nin artan yatırım harcamaları ve güçlü bilanço performansı, küresel çip hisselerine destek verdi. ABD ile Tayvan arasında varılan tarife indirimi ve ABD'de yapılacak yatırımlara yönelik taahhütler, tedarik zinciri risklerini azaltarak sektör hisselerinde yükselişi hızlandırdı. Japonya'da dolar/yen paritesinin 160 seviyesine yaklaşması, olası kur müdahalesi ve BoJ'un faiz politikasına ilişkin beklentileri gündeme taşıdı. Bu durum, önümüzdeki dönemde para politikasına dair belirsizlikleri artırdı. • Çin'de dış ticaret fazlasının yüksek seviyelerde kalması, küresel talep görünümüne ilişkin karışık sinyaller sunarken, bölge endeksleri genel olarak pozitif bir seyir izledi. Yurt içi Borsa İstanbul'da haftaya yayılan alım iştahı ile BIST 100 endeksi %3,83 yükselişle haftayı tamamladı. Bankacılık ve sanayi hisseleri öncülüğünde geniş tabanlı bir toparlanma izlendi. • TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın uluslararası yatırımcılarla gerçekleştirdiği toplantılarda dezenflasyon sürecine yönelik mesajları öne çıktı. Hizmet enflasyonunda katılığın azalacağı ve ana eğilimdeki gerilemenin güçlendiği vurgulandı. Sanayi üretiminin yıllık %2,4 artması büyüme tarafını desteklerken, cari açığın beklentilerin üzerinde gelmesi dış dengeye ilişkin temkinli duruşun korunmasına neden oldu. • TCMB rezervlerinde belirgin toparlanma dikkat çekerken, brüt rezervlerin 196 milyar doların üzerine çıkması ve net rezervlerdeki artış TL varlıklara yönelik güveni destekledi. Yabancı yatırımcıların hem hisse hem de özellikle tahvil piyasasında net alıcı konumda olması, portföy girişlerinin yeniden ivme kazandığına işaret etti. Döviz mevduatlarında gözlenen sınırlı çözülme de bu görünümü destekledi.Yeni haftanın takviminde yurt içinde TCMB faiz kararı, güven endeksleri, konut verileri ve kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri öne çıkarken; ABD'de büyüme, PCE enflasyonu, PMI verileri ve işgücü piyasasına ilişkin göstergeler takip edilecek. Avrupa tarafında enflasyon, ECB tutanakları ve Lagarde'ın konuşmaları izlenecek; Asya'da ise Çin büyüme ve aktivite verileri ile Japonya enflasyonu ve BoJ'un faiz kararı küresel risk iştahı açısından belirleyici olacak.
Ekonomi
Yayınlanma: 19 Ocak 2026 - 14:25
Haftanın Piyasa Özeti
Haftanın Piyasa Özeti
Ekonomi
19 Ocak 2026 - 14:25















