Elektronik atıklar "şehir madenciliğine" kaynak oluyor
Enerji Verimliliği Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Altuğ Karataş, doğru ayrıştırılan atıkların ekonomiye kazandırılabildiğini belirterek, "Elektronik atıklar artık 'şehir madenciliği' kapsamında değerlendiriliyor." dedi.
Sıfır atık bilincinin toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaştırılması amacıyla her yıl düzenlenen Sıfır Atık Haftası, bu yıl 1-7 Haziran'da gerçekleştiriliyor. Bu yılın teması "Enerji verimliliği" olarak belirlendi.Bu kapsamda, sürdürülebilir enerji kullanımı, kaynakların verimli değerlendirilmesi, atık oluşumunun azaltılması, atıkların enerji ve kaynak yönetimi açısından nasıl değerlendirildiği konuları ön plana çıkıyor.

ENVER Yönetim Kurulu Üyesi Karataş, AA muhabirine, atıkların artık yalnızca çöp değil, enerji kaynağı, ikincil ham madde ve ekonomik değere sahip birer "maden" olarak değerlendirildiğini söyledi.Atıktan enerji üretiminin Türkiye açısından stratejik öneme sahip yerli enerji kaynaklarından biri olduğuna işaret eden Karataş, şöyle devam etti:"2026 itibarıyla Türkiye'de 371 biyokütle ve atık bazlı santralde 2 bin 367 megavat kurulu elektrik gücü bulunuyor. Bu santraller Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün yüzde 1,9'una tekabül ediyor. Ayrıca çeşitli tesislerde 31 atık ısı santralinin toplam kurulu gücü ise yaklaşık 216 megavat seviyesinde. Bu rakamlarda belediye atıkları, çöp gazı, biyogaz, tarımsal atıklar, arıtma çamurları, diğer biyokütle kaynaklarından enerji üreten tesisler de yer alıyor. Böylelikle Türkiye'nin biyokütle ve atık bazlı yıllık elektrik üretimi yaklaşık 8,8 milyar kilovatsaat seviyesine ulaştı."Karataş, Türkiye'de kişi başına günlük belediye atığının yaklaşık 1,09 kilogram olduğuna dikkati çekerek, bu atıkların doğru ayrıştırılmasıyla plastik, cam ve metalin geri dönüşüme, organik atıkların biyogaz veya komposta, kağıt ve kartonun ise yeniden üretime kazandırılabildiğini dile getirdi.
"Türkiye'nin çok ciddi biyogaz potansiyeli bulunuyor"Belediye ve sanayiden çıkan atıkların enerjiye dönüştürülmesi konusunda Türkiye'nin hızlı gelişen ülkeler arasında yer aldığını belirten Karataş, şunları kaydetti:"Başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Gaziantep, Konya, Kocaeli, Kayseri, Sakarya, Balıkesir, Trabzon olmak üzere birçok belediyede çöp gazından elektrik üretimi, biyogaz, düzenli depolama gazı geri kazanımı, geri dönüşüm ve entegre atık yönetimi tesisleri aktif şekilde çalışıyor. Örneğin, İstanbul Çevre Yönetimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (İSTAÇ) tarafından işletilen tesislerde çöp gazından enerji üretimi gerçekleştiriliyor. Ankara Mamak Katı Atık Entegre Tesisi, Gaziantep Katı Atık Enerji Tesisi ve Konya Katı Atık Enerji Tesisi de önemli örnekler arasında yer alıyor."Karataş, veri merkezleri ve büyük sanayi tesislerinin yüksek enerji tüketimi ve atık ısı potansiyeli nedeniyle enerji verimli atık yönetiminin merkezinde yer aldığını aktararak, bu tesislerde oluşan atık ısının ise bölgesel ısıtma, bina ısıtması ve sera uygulamalarında değerlendirilebildiğini söyledi.

Organik atıkların biyogaz ve biyometan üretiminde kullanılmasının Türkiye'nin enerji ithalatını azaltabileceğini dile getiren Karataş, "Türkiye'nin tarım, hayvancılık, gıda üretimi, belediye organik atıkları açısından çok ciddi biyogaz potansiyeli bulunuyor. Çeşitli akademik ve sektörel çalışmalarda Türkiye'nin teorik biyogaz potansiyelinin yıllık yaklaşık 8-10 milyar metreküp doğal gaz eşdeğerine ulaşabileceği belirtiliyor. Bu miktar ülkenin yıllık doğal gaz tüketiminin önemli bir bölümüne karşılık gelebilecek stratejik bir potansiyel anlamına geliyor." değerlendirmesinde bulundu.Karataş, biyogaz ve biyometan sektörünün Türkiye için büyük bir fırsat sunduğuna işaret ederek, tesislerin sürdürülebilir ve karlı işletilebilmesi için alım garantileri, biyometanın doğal gaz şebekesine entegrasyonu, karbon piyasaları, finansman destekleri ve organik gübre yan ürünlerinin ekonomik değerinin artırılmasına yönelik düzenlemelerin önem taşıdığını kaydetti.
"1 kilogram cam geri dönüşümü yaklaşık 0,92 kilovatsaat enerji tasarrufu sağlayabiliyor"Sıfır atık yaklaşımının, enerji tüketimini ve fosil yakıt kullanımını azaltarak karbon emisyonlarını doğrudan düşürdüğüne dikkati çeken Karataş, şöyle devam etti:"1 kilogram plastik geri dönüşümü yaklaşık 5,8 kilovatsaat enerji tasarrufu sağlıyor. Bu miktar, ortalama bir hanenin yarım günlük elektrik tüketimine karşılık geliyor. 1 kilogram kağıdın geri dönüştürülmesiyse yaklaşık 3,5 kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanıyor. Bu da ortalama bir evin yaklaşık 8-10 saatlik elektrik ihtiyacına denk. 1 kilogram cam geri dönüşümüyse yaklaşık 1 kilovatsaat enerji tasarrufu sağlıyor. Bu miktar bir buzdolabının yaklaşık bir günlük elektrik tüketimine eşdeğer."Karataş, evlerde yapılacak basit atık ayrıştırmasının geri dönüştürülebilir materyallerin ekonomiye yeniden kazandırılmasını kolaylaştırdığını ve depolama alanı ihtiyacını azalttığını belirtti.

Özellikle Depozito Yönetim Sistemi'nin cam, plastik ve alüminyum ambalajların ayrı toplanarak geri kazanım oranlarının artırılmasında önemli rol oynayacağını dile getiren Karataş, "Özellikle, alüminyum geri dönüşümü yaklaşık yüzde 95, çelik geri dönüşümü yaklaşık yüzde 60 ila 74 aralığında enerji tasarrufu sağlayabiliyor. Elektronik atıklar ise altın, gümüş, bakır, nadir toprak elementleri gibi kritik mineraller içeriyor. Bu nedenle elektronik atıklar artık 'şehir madenciliği' kapsamında değerlendiriliyor." diye konuştu.Karataş, gelecek dönemde biyometan, atık ısı geri kazanımı, enerji verimliliği teknolojileri, yapay zeka destekli enerji yönetimi, piroliz, gazlaştırma, elektronik atık madenciliği, bölgesel ısıtma, dijital enerji izleme sistemleri ve endüstriyel simbiyoz gibi alanların öne çıkacağını aktardı.Ülkenin güçlü sanayi altyapısı, gelişen belediye atık yönetimi, artan enerji verimliliği bilinci ve genç teknoloji ekosistemiyle bu dönüşümde bölgesel örnek ülkelerden biri olabileceğinin altını çizen Karataş, bu sürecin doğru politikalarla daha da hızlanabileceğini sözlerine ekledi.