Yangınlar: İklim Krizinin Hem Sonucu Hem Tetikleyicisi

TAKİP ET

Orman yangınları, yalnızca iklimden etkilenmiyor; aynı zamanda iklim krizini daha da derinleştiriyor. Yanan bitki örtüsü, atmosferdeki karbondioksit oranını artırarak küresel ısınmayı körüklüyor. Her yıl yangınlar nedeniyle 5 ila 8 milyar ton karbondioksit atmosfere salınıyor. Bu miktar, küresel karbon salımının yaklaşık %20'sine denk geliyor.

Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından yayımlanan son rapor, dünya genelinde orman yangınlarının daha geniş alanlara yayıldığını, daha uzun sürdüğünü ve yıkıcı etkilerinin arttığını ortaya koyuyor. Temel tetikleyici ise açık: İklim krizi.

Türkiye’de Yangın Sayısı Artıyor

Ülkemizde her yıl ortalama 2 binin üzerinde orman yangını çıkıyor. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1988-2000 yılları arasında bu sayı 1900’lerdeyken, 2011 sonrası 2.700’lere yaklaştı. Her yıl yaklaşık 10 bin hektarlık orman alanı kaybediliyor. Bazı haftalarda yangın sayısı 700’ü aşıyor. Bilim insanları, bu artışı iklim krizinin neden olduğu sıcak hava dalgaları ve kuraklıklarla ilişkilendiriyor.

İklim Krizi Yangın Mevsimini Uzatıyor

Uzmanlara göre, yangınlar artık sadece yaz mevsiminin sorunu değil. Olağandışı sıcaklıklar, azalan yağışlar, uzun kuraklık dönemleri ve sert rüzgârlar nedeniyle yangın riski yılın sekiz ayına yayılmış durumda. Bitki örtüsü kuruyor, toprak su tutamıyor ve küçük kıvılcımlar devasa yangınlara dönüşebiliyor. Aşırı yağışlar bile bu döngüye katkıda bulunuyor; çünkü yağmur sonrası hızla büyüyen bitkiler yaz sıcaklarında kuruyarak yangın için yakıt haline geliyor.

İnsan Etkisi Göz Ardı Edilemez

Orman yangınlarının %90’ı doğrudan ya da dolaylı olarak insan kaynaklı. Sönmemiş kamp ateşleri, atılan sigaralar, arızalı enerji hatları gibi ihmaller, iklim krizinin tetiklediği koşullarda büyük yangınlara dönüşebiliyor. Öte yandan, artan sıcaklıklar zararlı böcek popülasyonlarını artırarak ağaçların kurumasına ve ormanların yangına daha açık hale gelmesine neden oluyor.

Yangınlar Krizi Besliyor

Atmosfere yayılan milyarlarca ton karbondioksit, yangınları iklim krizinin yalnızca bir sonucu değil, aynı zamanda güçlü bir sebebi haline getiriyor. Bu döngü, gerekli önlemler alınmadıkça kırılması zor bir hale geliyor.

NASA ve IFAW Verileri: Artış Kaçınılmaz

NASA'nın 20 yılı aşkın süredir topladığı uydu verileri, orman yangınlarının Batı ABD, Kuzey Amerika ve Rusya'nın kuzeyindeki ormanlarda ciddi biçimde arttığını ortaya koyuyor. IFAW raporuna göre:

Ortalama küresel sıcaklıklar 1880’den bu yana yaklaşık 1°C arttı.

Bu artış, bitki örtüsünü daha kırılgan hale getiriyor.

2030’a kadar aşırı yangınların %14, 2050’ye kadar %30, yüzyıl sonunda ise %50 artması bekleniyor.

Türkiye, Akdeniz Havzasında En Riskli Bölgelerden Biri

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Merih Göltaş, Türkiye’nin de içinde yer aldığı Akdeniz Havzası'nın, IPCC raporlarına göre iklim krizinden en çok etkilenecek bölgeler arasında yer aldığını vurguluyor. Göltaş’a göre, 2021’de yaşadığımız “mega yangınlar”ın benzerleri, artan sıcaklıklar ve azalan yağışlarla daha sık yaşanabilir. İyimser senaryoya göre 2100 yılına kadar Türkiye’nin ortalama sıcaklığı 1,5-2,5°C artacak; kötümser senaryoya göre ise bu artış 5-6,5°C’yi bulabilecek. Özellikle Ege ve Akdeniz’de yangın riski artarken, Marmara ve Karadeniz gibi bölgelerde de yeni tehditler belirmeye başladı.

Farkındalık ve Eğitim Hayati Önemde

Göltaş, “Yangınların %90’ı insan kaynaklı. Bu da demek oluyor ki her 10 yangından 9’u önlenebilir. Eğitim, bilinçlendirme kampanyaları ve sürdürülebilir orman yönetimi bu noktada çok kritik,” diyor.

Yangınlarla Değil, İklimle Mücadele Etmeliyiz

Orman yangınları gelecekte daha sık, daha yoğun ve daha yıkıcı olabilir. Bu riski azaltmak için sadece müdahale değil, önleyici iklim politikaları da gerekiyor. Karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi ve bireysel farkındalığın artırılması, yeşil bir gelecek için en etkili adımlar arasında.

Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) İklim krizi Türkiye’de Yangın Orman Genel Müdürlüğü İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Merih Göltaş