Haftanın Piyasa Özeti
Haftanın Piyasa Özeti
Haftanın Piyasa Özeti
10-17 Nisan haftasında küresel piyasalarda fiyatlamaların ana ekseni, Orta Doğu'da sağlanan geçici ateşkes ve buna bağlı olarak enerji fiyatlarında görülen sert geri çekilme oldu. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı ticari geçişlere açık tutacağına yönelik mesajları ve nükleer programa ilişkin yumuşama sinyalleri, jeopolitik risk primini azaltarak küresel risk iştahını destekledi. ABD tarafında üretici enflasyonunun beklentilerin altında kalması ve çekirdek göstergelerdeki ılımlı seyir, enerji şokunun şimdilik kalıcı bir enflasyon sarmalına dönüşmeyebileceği algısını güçlendirdi. Bu çerçevede düşen petrol fiyatları, gerileyen tahvil faizleri ve güçlü banka bilançolarının desteğiyle hisse senedi piyasalarında belirgin bir toparlanma görüldü.
ABD
Haftanın en önemli başlığı, Orta Doğu'da tansiyonun geçici de olsa düşmesiyle enerji fiyatlarında yaşanan sert geri çekilme oldu. Hürmüz Boğazı'nın ticari geçişlere açık kalacağına yönelik açıklamalar, arz endişelerini hafifletirken Brent petrol haftayı %4 düşüşle 88 dolar civarında tamamladı; bu durum enerji kaynaklı enflasyon baskılarının sınırlanabileceği beklentisini destekledi.
• Enflasyon cephesinde mart ayı ÜFE verisi piyasa beklentilerinin oldukça altında kaldı. Aylık %0,5 artışa rağmen çekirdek ÜFE'nin yalnızca %0,1 yükselmesi, fiyat baskısının enerji şokuna rağmen genele yayılmadığını gösterdi. Bu görünüm, Fed'in faiz indirimi alanını tamamen kaybetmediği yönündeki beklentileri destekledi. Buna karşın büyüme tarafında daha kırılgan sinyaller izlendi. Sanayi üretiminin mart ayında %0,5 daralması ve kapasite kullanım oranının %75,7'ye gerilemesi, talep ve üretim tarafında ivme kaybına işaret etti.
• Fed cephesinde mesajlar karmaşık kalmaya devam etti. Tutanaklar ve üyelerin açıklamaları, petrol fiyatlarının enflasyonu yukarı taşıyabileceğini, ancak zayıflayan talep ve üretim dinamiklerinin de faiz indirimi alanını yeniden gündeme getirdiğini ortaya koydu.
• Fed bağımsızlığına ilişkin tartışmalar da yeniden gündeme geldi. Trump'in Powell'a yönelik açıklamaları ve Kevin Warsh'un adaylık sürecine dair siyasi tartışmalar, para politikasının kurumsal çerçevesine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
• Hisse piyasalarında ise güçlü bir toparlanma görüldü. Haftalık bazda Dow Jones %3,19, S&P 500 %4,54 ve Nasdaq %6,84 yükselerek risk iştahındaki belirgin toparlanmayı teyit etti.
Avrupa
Avrupa piyasaları da ateşkes haberleriyle birlikte haftayı pozitif tamamladı. Enerji maliyetlerinin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olan Avrupa'da, petrol fiyatlarındaki geri çekilme ve kısa vadeli arz endişelerinin hafiflemesi endeksleri destekledi. Bununla birlikte enflasyon görünümü kırılganlığını koruyor. Avro Bölgesi'nde mart ayında yıllık enflasyonun %2,6'ya yükselmesi, enerji şokunun fiyatlara yansımaya devam ettiğini gösterdi. ECB Başkanı Lagarde, yükselen enerji maliyetlerinin bölgeyi temel senaryodan uzaklaştırdığını ancak mevcut durumda bunun faiz artışı gerektirecek kadar kalıcı bir bozulma yaratmadığını vurguladı. . Endeks tarafında FTSE 100, DAX, CAC 40 ve MIB 30 haftayı artıda tamamlarken, piyasa ateşkes iyimserliğini kısa vadede daha fazla fiyatlamış görünüyor. Ancak enerji piyasasındaki oynaklığın sürmesi, Avrupa için temel risk başlığı olmaya devam ediyor.
Asya
• Asya piyasalarında da risk iştahında toparlanma görüldü. ABD-İran görüşmelerine yönelik iyimserlik ve enerji fiyatlarındaki geri çekilme, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından kısa vadeli rahatlama yarattı. . Çin ekonomisinin ilk çeyrekte %5 büyümesi, küresel belirsizliklere rağmen iç ve dış talebin yılın başında görece dirençli kaldığını gösterdi. Buna karşın savaşın mart ayındaki etkilerinin ilerleyen dönemde daha belirgin hissedilip hissedilmeyeceği yakından izlenecek.
• Haftalık performanslara bakıldığında Kospi, Hang Seng, Nikkei ve Şanghay endekslerinin tamamında yükseliş görüldü. Özellikle teknoloji ve ihracat ağırlıklı hisselerde toparlanma, jeopolitik tansiyondaki düşüşün Asya piyasalarına güçlü yansıdığını gösterdi.
Yurt içi
Yurt içinde de ABD-İran hattındaki yumuşamanın etkisiyle risk iştahı belirgin şekilde toparlandı. BIST 100 endeksi haftalık bazda %3,65 yükselerek 14.587,93 puana ulaştı ve tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. . Dış denge tarafında şubat ayında cari açığın 7,5 milyar dolara yükselmesi ve yıllıklandırılmış açığın 35,4 milyar dolara ulaşması, enerji ve altın kaynaklı baskıların rın sürdüğünü gösterdi.
• Buna rağmen risk primindeki hızlı düşüş dikkat çekti. Türkiye'nin 5 yıllık CDS'inin 230 baz puana kadar gerilemesi, savaş sürecinde bozulan risk algısının ateşkes beklentisiyle birlikte yeniden toparlandığını gösteriyor.
• Rezervler tarafında toplam rezervlerde güçlü artış görülürken, brüt döviz ve altın rezervlerindeki toparlanma olumlu ayrıştı. Yabancı yatırımcıların yeniden hem hisse hem tahvil tarafında alıma dönmesi önemli bir gelişme oldu. Özellikle önceki haftalardaki güçlü çıkışların ardından hisse tarafındaki 400 milyon doların üzerindeki giriş, yabancı ilgisinin kademeli olarak toparlanabileceğine işaret ediyor.
Yeni haftanın takviminde, yurt içinde reel kesim güven endeksi, kapasite kullanım oranı, TCMB faiz kararı ve tüketici güven endeksi öne çıkarken; ABD'de perakende satışlar, bekleyen konut satışları, işsizlik maaşı başvuruları ve imalat PMI verileri takip edilecek. Avrupa tarafında Almanya ÜFE, İngiltere işsizlik ve enflasyon verileri ile Avro Bölgesi ve Almanya PMI göstergeleri izlenecek. Asya'da ise Japonya dış ticaret dengesi ve enflasyon verileri bölgesel görünüm açısından belirleyici olacak. Mevcut konjonktürde veri akışının yanı sıra ateşkes sürecinin kalıcılığı ve enerji fiyatlarının seyri, piyasa yönü üzerinde etkili olmaya devam edecek.