Haftanın Piyasa Özeti

TAKİP ET

Haftanın Piyasa Özeti

Haftanın Piyasa Özeti

20-27 Mart haftasında küresel piyasalarda fiyatlamalar, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin enerji fiyatları ve faiz beklentileri üzerinden yarattığı baskı etrafında şekillendi. ABD 10 yıllık tahvil faizinin %4,5 seviyesine yükselmesi ve petrol fiyatlarının yüksek seyri, "yüksek faizyüksek maliyet" temasını güçlendirirken riskli varlıklarda satış baskısını artırdı. Bu çerçevede küresel görünüm, büyüme üzerinde aşağı yönlü, enflasyon üzerinde yukarı yönlü risklerin eş zamanlı arttığı daha kırılgan bir dengeye işaret etti.

ABD

• ABD piyasalarında haftanın ana belirleyicisi yükselen tahvil faizleri ve jeopolitik riskler oldu. 10 yıllık tahvil faizinin %4,45-4,48 bandına yükselmesi, Fed'in faiz indirimine yönelik beklentilerin ötelenmeye başladığını gösterdi. • Hisse senedi piyasalarında satış baskısı öne çıkarken haftalık bazda S&P 500 %2,12, Nasdaq %3,23 ve Dow Jones %0,90 geriledi. Yükselen faiz ortamı özellikle teknoloji hisselerinde değerlemeleri baskılamaya devam etti. PMI verileri ekonomik aktivitede ivme kaybına işaret etti. Bileşik PMI'ın 51,4 seviyesine gerilemesi, büyümenin sürdüğünü ancak momentum kaybettiğini gösteriyor. Fed cephesinde görüş ayrılıkları belirginleşti. Bir tarafta enflasyon riskine vurgu yapılırken, diğer tarafta iş gücü piyasasının desteklenmesi gerektiği öne çıkıyor. Bu ayrışma, politika yönüne ilişkin belirsizliği artırıyor. • Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği beklentisi, faiz indirimi beklentilerinin zayıflamasına neden oldu. Altın fiyatları, jeopolitik risklere rağmen güçlü dolar ve yükselen faizlerin etkisiyle zayıf bir görünüm sergileyerek güvenli liman özelliğinin sınırlı kaldığı bir döneme işaret etti. Avrupa • Avrupa piyasalarında enerji şoku ve jeopolitik riskler ana gündem maddesi olmaya devam etti. ECB Başkanı Christine Lagarde, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon hedefi üzerinde kalıcı risk yaratması halinde politika ayarlamasının gündeme gelebileceğini belirtti. Para piyasalarında daha önce fiyatlanan faiz indirim beklentileri tersine dönerek, yıl içinde faiz artışı ihtimallerinin konuşulmaya başlanması dikkat çekti. PMI verileri ekonomik aktivitede zayıflamaya işaret etti. Bileşik PMI'ın 50,5 seviyesine gerilemesi, büyümenin sınırda kaldığını gösteriyor. Avrupa borsalarında genel görünüm karışık olsa da enerji maliyetleri ve büyüme endişeleri fiyatlamalar üzerinde baskı yaratmaya devam etti.

Asya

• Asya piyasalarında enerji fiyatlarına duyarlılık daha belirgin hissedildi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, özellikle enerji ithalatçısı ülkelerde büyüme beklentilerini aşağı çekti. Bölge genelinde borsalarda satış baskısı öne çıkarken, enerji maliyetlerinin ekonomik aktivite üzerindeki etkisi yakından izlenmeye devam ediyor. • Japonya tarafında enflasyon verileri hedefin altında kalsa da üretici fiyatlarındaki artış ve enerji maliyetleri, Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) sıkılaşma ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Japon tahvil faizlerinde belirgin yükseliş görülürken, 5 yıllık tahvil faizinin 1997'den bu yana en yüksek seviyeye ulaşması dikkat çekti.

Yurt İçi

Yurt içinde piyasa fiyatlamaları küresel gelişmelere paralel olarak zayıf bir seyir izledi. BIST 100 endeksi haftayı %2,68 düşüşle tamamlarken, risk iştahındaki bozulma belirginleşti. TCMB beklenti anketi, enflasyon beklentilerinde bozulmanın sürdüğünü gösterdi. Hanehalkı beklentisinin %49,89 seviyesine yükselmesi, fiyatlama davranışları açısından risk oluşturuyor. Reel kesim ve tüketici güven endekslerinde gerileme görülmesi, iç talep ve üretim tarafında ivme kaybına işaret etti. Kapasite kullanım oranındaki düşüş de bu tabloyu destekliyor. Rezerv tarafında belirgin zayıflama dikkat çekti. Net rezervlerdeki gerileme ve swap hariç rezervlerin düşmesi, dış şoklara karşı kırılganlığın arttığını gösteriyor. Buna ek olarak, yabancı yatırımcıların tahvil ve hisse tarafındaki satış eğilimini sürdürmesi, küresel riskten kaçışın Türkiye varlıklarına da yansıdığını ortaya koyuyor.

Yeni haftanın takviminde, ABD'de tarım dışı istihdam, ISM PMI verileri ve tüketici güveni öne çıkarken, Fed Başkanı Powell'ın açıklamaları yakından izlenecek. Avrupa tarafında enflasyon, büyüme ve PMI verileri takip edilecek. Yurt içinde ise enflasyon, işsizlik oranı, dış ticaret dengesi ve ekonomik güven endeksi verileri ön planda olacak. Mevcut konjonktürde veri akışının yanı sıra petrol fiyatlarının seyri ve Orta Doğu'daki gelişmeler, piyasa yönü açısından belirleyici olmaya devam edecek.

Haftanın Piyasa Özeti bist borsa istanbul yurt içi piyasalar