Edirne'de Ayçiçeği Tarlalarında Erken Hasat Alarmı: Kuraklık Verimi Düşürdü
Edirne'de bu yıl ayçiçeği tarlalarına biçerdöverler erken girdi. Aşırı sıcaklar ve yetersiz yağışlar nedeniyle hasat 15 gün öne çekildi. Üreticiler verimin düşük, yağ oranının ise zayıf olduğunu söylüyor.
Ayçiçekleri Kavruldu, Hasat Öne Çekildi
Türkiye’nin ayçiçeği üretiminde öne çıkan illerinden Edirne’de, tarım takvimi bu yıl şaştı. Yaklaşık 1,3 milyon dekarlık alanda yapılan ekim sonrası üreticiler, sıcak hava dalgalarının etkisiyle 15 gün erken hasada başladı.
️Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar ve yetersiz yağışlar, ayçiçeği bitkisinin sağlıklı gelişimini ciddi şekilde engelledi. Aşırı ısıya dayanamayan bitkiler, olması gerekenden erken kurudu ve olgunlaşmadan biçime geldi.
“Verimler Çok Düşük, Yağ Oranı Dahi Zayıf”
Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, yaşanan süreci şöyle değerlendirdi:
“Bu sağlıklı bir gelişim değil. Kuraklık ve yüksek sıcaklık nedeniyle ayçiçeği erkenden kurudu. Trakya genelinde verim kaybı %90’a kadar çıkabilir. Ayrıca yağ oranlarının da düşük olmasını bekliyoruz.”
Kırbiç, iklim değişikliğinin Trakya’da etkisini her geçen yıl daha fazla hissettirdiğini belirterek, erken ekimin önemine dikkat çekti:
“Adana ile neredeyse aynı anda hasada başladık. Bu olağan dışı bir tablo. Ekimlerin erkene çekilip kış yağışlarından daha fazla yararlanılması gerekiyor.”
Kış Kuraklığı Belimizi Büküyor
Edirneli üretici Hayrullah Hüdaverdi, yaşadığı tabloyu şu sözlerle anlattı:
“Özellikle kış kuraklığı ayçiçeğinde çok hissediliyor. Hasada başladık ama manzara hiç iç açıcı değil. Dekarda 50 ila 100 kilogram arası verim alıyoruz. Bu, geçim için yeterli değil.”
Bir diğer üretici Cem Yılmas da son üç yıldır kuraklık koşullarının her geçen yıl şiddetlendiğini vurguladı:
“Artan sıcaklıklar bitkilerin erken kurumasına neden oldu. Ortalama verim dekara 60-70 kilogramarasında. Hasat bu yıl 10-15 gün erken başladı ama sevinemiyoruz.”
İklim Krizi Sofraya Kadar Geldi
Edirne’de yaşananlar, iklim krizinin artık yalnızca bir çevre sorunu değil, bir tarım ve gıda güvenliği krizi olduğunu da açıkça gösteriyor. Aşırı sıcaklar, düzensiz yağışlar ve kurak geçen kış ayları, çiftçiyi de, sofrayı da etkiliyor.
Ayçiçeği gibi sıcaklık ve suya duyarlı ürünlerde bu tür kayıplar, yalnızca üreticiyi değil, yağ fiyatlarından sofralardaki ürün çeşitliliğine kadar tüm zinciri etkiliyor.