Denge Lider'de… Aslihan Aydinlik Yeni Yazisi

TAKİP ET

Denge Lider'de… Aslihan Aydinlik

Denge Lider’de…

 

Denge ve liderlik…Lider’in dengesi, dengeli bir liderlik düşündüren kavramlar…Denge sende sorumluluğu sana verirken ışığı da gücün olduğu alana tutuyor: bizzat kendine. Liderin gücü de kendinden geliyor, yolculuğu da kendinden başlıyor.

 

Şöyle dönüp bir geriye baktığınızda size sorsam desem ki ‘’Kariyer yolculuğunuz sırasında karşılaştığınız, iyi ya da kötü örnek olarak aldığınız, hep görmek istediğiniz, ya da bir daha karşılaşmak istemediğiniz liderleriniz ve yöneticilerinizin sizi çeken ya da iten özellikleri nelerdi?’’ ‘’Sizde iz bırakanların ortak değerleri nelerdi?’’ Ben bu soruya gücü kullanmadaki zerafetleriydi derdim.

 

Bu köşede sizlerle neredeyse 30 yıldır  tanık olduğum insan kaynakları süreçlerinde aldıkları sonuçlarla sizler için ilham olabileceğini düşündüğüm bende iz bırakan liderle ilgili gözlemlerimi paylaşacağım.

 

1998’ten beri ya terfi süreçlerinde ya da bir şirketten diğer şirkete geçişlerinde şirketteki İK’dan sorumlu GMY ya da işe alım projesini yöneten danışman-ortak olarak geleceğin liderlerinin kariyer yolculuğunda onlar için kilometre taşı olan dönemeçlerine tanıklık etme fırsatına eriştim. Bu kararı verirken onlar için belirleyici referans noktalarını, önceliklerini nasıl belirlediklerini, kendilerini zirveye taşırken adım adım nasıl geliştirdiklerini yakından izleme ayrıcalığına sahip oldum. Farklarının yanısıra hepsindeki ortak ve başarılarındaki en belirleyici nokta gelişim fırsatını yaratan mücadele alanlarına duydukları iştah ve bu iştahın getirdiği başarma azmiydi. Kendilerini, ekiplerini, işlerini, şirketlerini geliştirme fırsatı yaratan pozisyonlarda ücret yapısı hep ikinci planda kaldı; kabul kararlarını verirken gelişime ‘’evet’’ dediler.

 

Bir şirketten diğerine transfer süreçlerinde uzunca bir süre rol aldıktan ve halen rol almaya devam ederken yaklaşık 10 senedir de yeni nesil liderlerin liderlik davranışlarının gelişimi sürecinde eğitmen, mentor ve koç olarak yer alıyorum. Bu süreçte kendi potansiyellerini keşfetmeleri, potansiyelleri doğrultusunda gelişimleri ve kendilerini geliştirdikçe dönüşen kariyer yolculuklarında bu sefer çok daha uzun mesafede onlarla birlikte yürüyorum. Kendilerinden başlayan bir değişim sürecinde onlarla birlikte kariyerlerini geliştirmelerini takip ediyor ve yönetmelerine destek oluyorum.

 

Yazının başındaki kavramlara dönersek; ben ‘’Dengeli Liderlik’’ ya da ‘’Liderin Dengesi’’ kavramlarına beden-zihin ve duygu alanlarından oluşan 3’lü saç ayağının dengesi olarak bakıyorum. Bu satırları yazarken bile hatırıma gelen liderlerin belirgin özelliklerini kendi kişisel deneyimlerimin süzgecinden geçirip baktığımda ; zihin, beden, duygu üçlüsünün dengesini kurmuş liderler olduklarını görüyorum. Atalarımızın da dediği gibi sağlam kafa sağlam vücutta bulunuyor. Hatta bunun bir ileri gitmiş hali ‘’bodymind’’, beden ve zihnin tek bir olgu olduğunu, bedenin zihnin görünen kısmı olduğunu anlatan bilimsel bulgular ve doğunun gizemli kadim öğretileri. Zihin ve bedene yönelik kodlar son dönemlerde gençleşme-uzun yaşama-sağlık üçgeninde hızla araştırılırken liderin karar mekanizmasında zihin-beden dengesi önemli bir kaynak olarak yerini sağlamlaştırıyor ve üçüncü bir kaynak olan kalp’in zekasının araştırılmasına ve anlaşılmasına da ışık tutuyor.

 

Bugün liderin de ensesinde olan bir AI gerçeği varken ‘’insan’’ın taklit edilemeyen zekası ve yaratıcılığı nerededir sorusunun cevabı bu 3’lü saç ayağının keşfinden çıkıyor…zihin kalıplarını ve bedeni taklit eden AI ve robotic teknoloji sufilerin  kurguladıkları öğretilerinin merkezine oturttukları kalbin zekası-gönül gözü diye tanımladıkları, bugünün teknolojisi sayesinde bilimin yeni keşfettiği kalbin kendine ait 40.000 nöronluk beynini taklit edemiyor, şartlayamıyor, asla dışardan ulaşamıyor. Bugün kalp beyinlerine ulaşan ve taklit edilemeyen bu zekalarının bilgeliğiyle hareket eden ve ekiplerini kalplerinin zekasıyla yöneten liderler halen AI’nın fersah fersah önündeler ve olmaya da devam edecekler. Bu liderler AI’I bir tehlike değil bir kolaylaştırıcı olarak kurgulayarak sisteme dahil edecek ve kullanacaklar. Ekiplerinin gönüllerine taht kuracak, iz bırakacaklar, geleceği şekillendirecek, şirketlerini sürdürülebilir kılacaklar.

 

Peki kalbin zekası nasıl uyanacak, nasıl gelişecek? işte bu yazılarda liderin gelişimi, liderin dengesi vb kavramları zihin-beden-kalp 3’lü platformunun dengesi ve gelişimi üzerinden konuşurken bu sorunun cevabını araştıracağız.

 

AI’ın soğuk nefesini her geçen gün daha yakından hisseden insanoğlu belki de medeniyetin bu dönüm noktasında kendi liderliğinde bu yarışı sonlandırmak için kendine doğru yaptığı bu içsel hamlede ne kadar başarılı olacak?  Kalbinin kilidini açıp içindeki zekayla hem kendine hem de kitlelere yön verebilecek mi? Ekmeğini makinelere kaptırmadan serüvenine devam edebilecek mi?Bir dönem çalıştığım Bilişim Teknolojileri sektörü vizyonerleri bu son soruya ‘’hayır’’ cevabını verirken, belki benim bu sektörü bırakarak önce kendimle başlayan insana, onun potansiyeline ve bu potansiyelin barındırdığı gizeme yönelik arayışım bu soruya henüz kesin bir cevap vermiyor…halen insanın kendi gizemi içinde bu yarışı önde bitirebilme potansiyelini performansa çevirme ihtimalini görüyor, ve bu yönde araştırmaya devam ediyor.

 

Hepinize keyifli bir hafta dilerken belki size önerdiğim minik bir egzersizi denemek isteyebilirsiniz diye buraya bırakıyorum. Bu hafta kararlarınızı alırken zihninizin sesiyle mi, kalbinizin sesiyle mi yoksa karnınızdan gelen sesle mi ilerliyorsunuz? Bu üç sesi de duyuyor musunuz? 3 sesin 3ü de farklı kararlara size yönlendirdiklerinde hangisini dinliyorsunuz?

 

Haftaya görüşmek üzere, sevgilerimle… 

 

gundem liderlik lider olmak iş hayatinda iş hayati